26 Ağu 2009
elli bir
dolmuşta paramı vereyim de öyle oturayım, kimseyi uğraştırmayayım derken, parayı verip arkanızı dönünce tüm yerlerin dolmuş olduğunu görürsünüz, ayakta ve şöfore yakın kişi olarak bir de bu pişkin insanların parasını uzatırsınız, toplu taşıma araçlarında ince düşünceli olmaya gerek yok.
kırk yedi
şimdi yatayım yarın erkenden kalkıp ders çalışırım dediğinizde mutlaka uyuyakalırsınız ya da “biraz daha uyuyim otobüste çalışırım” der ve otobüste de ayakta kalırsınız.
kırk beş
uzun otobüs yolculuklarında ne zaman yanınıza kimse oturmasın da yayıla yayıla oturayım, uyuyayım diye düşünürseniz, yanınıza düşen kişi ter ya da sigara kokan ve sizin koltuğunuzun da 1/4′ünü işgal edecek bir hanzodur.
kırk iki
eviniz iki caddenin ortasındaysa ve siz birini seçmiş otobüs bekliyorsanız,10 dakika içinde gelmeyen otobüsten vazgeçip diğer caddedeki durağa doğru yürürken vazgeçmiş olduğunuz otobüsü uzaktan görürsünüz..bi 10 dakika da diğer durakta beklersiniz..
21 Ağu 2009
dokuz
“müsait bi yerde inebilir miyim?” demeden önce minibüste ufak bi soundcheck yaparsanız sesinizin düdük gibi çıkıp rezil olma olasılığınız %2 lere kadar düşüyor.