26 Ağu 2009
elli altı
sevgilinizle buluşmak için ya da çok özel bir davete, yahut düğüne gideceksinizdir… kıyafetinizi bir gün önceden hazırlarsınız ki problem çıkmasın, takısından tokasına, inciğinden boncuğuna herşey birbiriyle uyum içindedir hava raporuna da bakılmıştır fakat sabah bir uyanırsınız meteorolojinin hava tahminleri tutmamıştır, yağmur bastırmıştır, kıyafetiniz ve buna uygun her türlü detayınız, farınızın rengi, çorabınıza kadar değiştirmek zorunda kalırsınız.
elli beş
yapılması gereken işlerin % 90 ı zamanın % 10 unu, geri kalan işin % 10 u zamanın % 90 ını alır.
elli dört
hafta içi sabahları yataktan adeta sökülerek kalkarsın. ama hafta sonu, hele ki hiç bir işin yoksa erkenden uyanırsın, üstüne bir de kalkıp spor yapmak istersin.
aynı yatak.
elli üç
sabah sabah dinlediğiniz saçma (sevmediğiniz) bir şarkının gün içinde dilinize takılma olasılığı %89.72 dir.
elli iki
uykuya dalmak için koyun sayma yöntemi oldukça popülerdir fakat bunun pek fazla işe yaradığı söylenemez. bunun yerine 5 koyun 1 balık saymak daha iyidir. insan o bir balığı kaçırmamak için psikomotor aktiviteyi konuya yönlendirir. ufak travmalar, biririne geçmiş düşünceler uçar gider.
elli bir
dolmuşta paramı vereyim de öyle oturayım, kimseyi uğraştırmayayım derken, parayı verip arkanızı dönünce tüm yerlerin dolmuş olduğunu görürsünüz, ayakta ve şöfore yakın kişi olarak bir de bu pişkin insanların parasını uzatırsınız, toplu taşıma araçlarında ince düşünceli olmaya gerek yok.
elli
evden çıkmadan önce bir şey unutmamak için 50 tur atıldığında yolda mutlaka bir eksik dank eder kafaya. kasmasan, geniş olsan, bu sefer de çok şey unutursun.
evde oturmak gibisi yok.
kırk dokuz
iki kişi, yan yana çekilen resimlerde, birisinin en güzel çıktığı resim kesin diğerinin gözleri kapalı, kırmızı ya da başka bir yere bakarken çıktığı resimdir.
kırk sekiz
lisede tanıdık torpiliyle kolunuzu oynatmadan aylarca rapor alabilirsiniz ama gerçekten hasta olup da girmediğiniz bir vize için rapor almanız gerekirse, hasta hasta gitmediğiniz doktor, kapısını çalmadığınız başhekimlik kalmaz. ya sevk kağıdı isterler, ya da sen hasta değilsin derler.
kırk yedi
şimdi yatayım yarın erkenden kalkıp ders çalışırım dediğinizde mutlaka uyuyakalırsınız ya da “biraz daha uyuyim otobüste çalışırım” der ve otobüste de ayakta kalırsınız.
kırk altı
bir binanın giriş katında oturuyorsanız, kapınızın bina yöneticisini ya da kapıcıyı arayan yabancılarca çalınma ihtimali, 12.kattaki bir evden %90, hatta 1.kattaki başka bir evden yine %90 daha fazladır.
kırk beş
uzun otobüs yolculuklarında ne zaman yanınıza kimse oturmasın da yayıla yayıla oturayım, uyuyayım diye düşünürseniz, yanınıza düşen kişi ter ya da sigara kokan ve sizin koltuğunuzun da 1/4′ünü işgal edecek bir hanzodur.
kırk dört
hayat defanstaki basit hataları affetmeyen son vuruşlarda çok etkili usta bir golcüdür..
hayatın pres yaptığı anlarda küçük bir pas hatası yaparsanız veya bloklar arası koordinasyon eksikliğinin yaratacağı pozisyonlarda hayata fırsat verirseniz golü çakar, acımaz..
kırk üç
tanrı sürekli olarak yeni icatlarını insanlar üzerinde deneyen çılgın bir bilimadamı..
kötü olanları benim üzerimde deniyor, bitme noktasına geldiğimde birkaç doz iyilerden veriyor, tam kendimi toparlıyorum sonra deneyler yeniden başlıyor..
kırk iki
eviniz iki caddenin ortasındaysa ve siz birini seçmiş otobüs bekliyorsanız,10 dakika içinde gelmeyen otobüsten vazgeçip diğer caddedeki durağa doğru yürürken vazgeçmiş olduğunuz otobüsü uzaktan görürsünüz..bi 10 dakika da diğer durakta beklersiniz..
kırk bir
zamanın yavaş geçmesini istiyorsanız hızlı,hızlı geçmesini istiyorsanız yavaş geçer.
kırk
bolca alkol tükettiğiniz bir gece kaçta yatarsanız yatın uyanmayı düşündüğünüz saatten daha erken bir saatte uyanırsınız..
otuz dokuz
kaloriferin peteklerine ne kadar çok yapışırsan, o kadar çok üşüyorum, hasta olacağım moduna girersin.
24 Ağu 2009
otuz sekiz
eğer aceleniz varsa mutlaka trafik vardır, kaza olmuştur. yetişememeniz için yeter şartlar sağlanır; aceleniz yoksa gideceğiniz yere, varmak istediğiniz saatten en az 15 dakika erken varırsınız.
otuz yedi
bilgisayarınızda “bugün çalışıyorum, bitireceğim bu işi” dedikten sonra, bilimum oyuna, eğlendirici pıtırcıklara, awesome_blonde_1.mpg tarzı filmlere, kağıt oyunlarına kayıyorsanız yapmanız gereken çok basit: masaüstünüzden tüm kısa yolları silin. dosya halindeki pıtırcıklar için öncelikle bir klasör açın ve içine bir tane daha. bunu 30-40 (inada göre değişir) defa tekrarlayın. ve en son klasöre bu dosyaları koyun. bir dahaki sefer bu dosyalara ulaşmak için 30-40 mouse darbesi gerekecek. üşengeç bir bünye bunu yapmaktansa iş,ödev vs. yapmayı tercih edecektir.